İskender Kebabı'nın hikâyesi 1867 yılında Bursa Kayhan Çarşısı'nda başlar. Dönemin yatay pişirme alışkanlığından farklı olarak etin dikey bir şişte, odun kömürü ateşinin karşısında döndürülerek pişirilmesi; hem pişirme kontrolünü hem de servis ritmini değiştiren bir kırılma noktası olur.
İnce kesilen etin pide, domates sosu, yoğurt ve tereyağıyla buluşması zaman içinde Bursa ile özdeşleşen bir tabağa dönüşür. Bu tabak yalnızca malzemelerin toplamı değildir; ateşin mesafesi, etin kesimi, pidenin sıcaklığı ve tereyağının servis anı birlikte düşünülen bir denge yaratır.
Bugün Ünlü Cadde Ahşap Dükkan, FSM ve Podyum Park'ta aynı mirası üç farklı Bursa deneyimi içinde yaşatıyoruz. Birinde tarihî kent dokusu, birinde Nilüfer'in şehirli ritmi, diğerinde Podyum Park'ın açık hava enerjisi öne çıkar; lezzetin temel yaklaşımı ise değişmez.
İskender'i Bursa'da anlamanın en iyi yolu, onu yalnızca bir yemek olarak değil; şehir hafızası, zanaat ve misafirperverlik geleneğinin birlikte taşıdığı bir kültür parçası olarak görmektir.